| Mulâca - Türkçe Sözlük |
Sözlüğümüz yeni hazırlanıyor. Eklemek istediğiniz terim veya sözcükleri forumdaki ilgili konuya ekleyin.
A
Abatheodene! - Amanin! afkurmak - havlamak Amofloğdene! - Ha pis iş. anagodos etmek - hırpalamak ahbun - hayvanlarn dışkısı, ahır gübre anca - şimdi; ancak ander - lanetli, uğursuz; kötü, pis angona - kör yılan arağna - örümcek ayinluk - ormanların ortasında agaçsız ve çıplak alan azdeha - canavar
|
B
badoma - eski Mula evlerinde odaların önünde oturulan yer, basamak bakla - fasülye bakraç - içinde yoğurt, süt taşınan bakırdan yapılmış, kapaklı, tutmak için sapı olan küçük kap bektöva - beddua bi dimla - az, biraz bodom - inekler su içerken söylenen bir kelime bolaki - isterim ki, dilerim ki böğun, bö`un - bugün buldur - geçen yıl burunca - ineklerin yüzüne takılan süs buzak - ınek yavrusu, buzağı
|
C
cabula - ayakkabı cifin - yükseklerde yetişen orman çiçeği cizlavet - mesin altına giyilen siyah lastik cömber - baş örtüsü, çember cubuş - meyvenin çöpü
|
Ç
çali süpürgesi, çali siburgesi - ahır süpürgesi çapula - çarık çaput - eski bez parçası; paçavra çaydanluk - demlik çeten - mısır konulan yer çor - zıkkım çürek - bir çeşit ekmek; çörek
|
D
dirluk - varlık dorva - torba
|
E
ehya - gübre entari - elbise Eseh mi? - Gerçek mi? eşka - gölge evza - kibrit, kibrit çöpü
|
F
fanila - erkek atleti farbela - etek fırfırı feli - bir kabak yemeği feruk - piliç firfilik - düdük fistan - giyecek foter - şapka fodik - çukur; fodik oyunu fuşki - dışkı, bok fol - kuş yuvası; tavuğun yumurtlama yeri
|
G
gaban - yamaç, eğimli arazi
gagara - geveze
garak - kapılara takılan kilit
gardoli, kardoli - patates
gaybana - yaramaz; lanet olası
gayde - ezgi, nağme
gavi - sağlam, dayanıklı
gofliya - sümüklü böcek
golbes - pis insan
gorzil - üstünde birşey doğranan odun
gugar - dalı aşağıya eğen uzun çubuk
gugula - başlık
guzine - bir çeşit soba
gügüm - bakır veya alüminyum su testisi |

Bakır ve alüminyum gügümler |
|
H
ha-a - hayır hacan - madem hardıma - dar ve ince tahta hartoma - kereste hasse - patiska haşindi - şimdi he - evet hov - ateş, hararet; hız, surat
|
İ
ibrik - su konulan kap iskemli - oturak işluk - gömlek, atlet isriç - karaağaç
|
K
kabot - kışlık palto kaful - ocak, küçük ağaç grubu kahla - balkam karabakla - bakla karalastik - ayağa giyilen lastik kasgar - karkas kavara - osuruk kaytan - ip türü kazatura - kadastro kelek - ineklerin boğazına takılan zil kenef - tuvalet kırtlık - makas kiyat - kağıt kofrak - yaşlı ve çökmüş kişiler kohle - şahlangoz kolçak - iple yapılan bir çeşit oyun komar - bitki türü kopça - düğme kudal - ahşap el mikseri; büyük odun kaşık kudes - hapis kufa - geniş tahtadan yapılan ineklerin yediği kap kuguvak, kukuvak, guguvak- mantar kuşak - bele takılan kalın desenli kumaş külek - ağaçtan yapılan bir çeşit büyük kap
|
L
lağıs - mısır lahniza - yaylada olan bir tür bitki lames - otlu pide lazıt - mısır bitkisi lemsa - büyük ineklerin iyi süt veren cinsi
|
M
manişak - bir tür yayla çiçeği merek - küçük samanlık meşlebe - bir tür su kabı miga - naylon mile - misket miska - sümük morê - böğürtlen, yayla böğürtleni motteoğdene - şaşkınlık muk - büyük çivi munzur - dudak; ağız
|
N
nahtar - anahtar nene - anne
|
O
oflan - mutfak dolabı ovarmak - tamir etmek, onarmak
|
P
panester - evin içinden ahıra inen kapak parakas - muhabbet pekke - sedir peşko - soba peştemal - kadınların beline bağladıkları bez parçası peytamal - yaramazlık yapan insana söylenen bir kelime piştofçuk - bir tür silah türü
|
R
rafan - toplanmış çayırın arkasını toplayan çubuk rubumcuk - küçülmüş ayva
|
S
sahan - bakır tabak, derin tabak saçak - kara ateşte üstüne tencere konulan demir sapla - kepçe seranter - faralerin girmemesi için yapılan yiyeceklerin saklandığı oda. simla - gözün kenarında birikmiş tortu sinor - sınır sisil - solucan suluk - odaların köşesine banyo yapmak için konulan küçük beton
|
Ş
şafla - salya şarba - eşarp
|
T
tabla - kadınların başına taktıkları bez parçası tavara - karabasan tekne - ağaçtan yapılan çamaşır yıkamakta kullanılan leğen tımar etmek - 1. yabani hayvanı evcilleştirmek; 2. yetiştirmek, eğitmek tilmaç - otların taşındığı ip tiril - çizgili bez parçası tirma - ayran ve mısır unundan yapılan muhallebi kıvamında bir yemek tirmuk - ineklerin pisliğini atan çattalı çubuk
|
Y
yalkazanı - ineklerin yemeklerinin piştiği kazan yangaz - haylaz, yaramaz yenlik - hafif yığ - yünlerin işlendiği odun parçası yığın - çayır yığını yufka - saçta yapılan ince büyük pide yular - ip türü
|
Z
zağır, zağar - köpek zati - zaten zibil - çöp zimila - dikenlerin ucunda olan faydalı bitki zinak - ateş parçası zindar - sivri odun kürdan zipka - arkası bol, bacakları dar erkek pantolonu zirikta, ziriktar - mayalı hamurdan yapılan küçük parçalar zirnuş - sivri odun parçası zumur - sıcak mısır ekmeğinin içine yağ ve şeker konularak hazırlanan yemek zuzula - lahana filizi
|
|
|
|